ÇOCUKLAR

ERGENLER

ERİŞKİNLER

TERCİH REHBERİ

Sınava hazırlık sürecinde, hem anne babalar hem de sınava giren gençler sınav maratonuna kendilerini öylesine kaptırabilirler ki asıl amacın ne olduğunu kendilerine sormaktan gittikçe uzaklaşabilirler. Sınava hazırlık süreci bir hayalin peşinden koşma sürecine dönüşebilir.

Tercih zamanı ise hayalin gerçekle ne ölçüde uyumlu olduğu ile yüzleşme anıdır.

ÖĞRENCİNİN ÜZERİNDEKİ BASKI

Yapılacak olan tercih öğrenci için aldığı puandan bağımsız olarak ciddi bir baskı unsurudur; çünkü hayatın bundan sonraki kısmında hangi üniversitede ve hangi bölümde okumuş olduğu öğrencinin kimliğinin bir parçası haline gelir. Gençlik yılları herkes için kimliğini oluşturup, kendini kendine ve dünyaya kabul ettirme sürecidir. Bu sebeple yapılan tercih okunacak bölümden, seçilecek meslekten çok daha fazlasını ifade eder genç için.

Doğru Tercih İçin Bu Soruları Sorarak Başlayın

Kendi başına tüm bunların içerisinde seçim yapmaya çalışırken bir de üzerine, anne babanın, öğretmenlerin, etraftakilerin söyledikleri eklenir. Öğrencinin kendine sorması gerekenler:

• Ben ne istiyorum?

• Kendimi ne yaparken mutlu hissediyorum?

• Hangi konuyu öğrenmek konusunda büyük bir merak içerisindeyim?

• Neyi okurken, neyle ilgili bir şeyler dinlerken, neyi izlerken ilgimin uyanık olduğunu görüyorum?

• “Ben bu konuda gerçekten iyi olduğumu / başarılı olabileceğimi hissediyorum.” dediğim alanlar nelerdir?

bu sorular olması gerekirken, bunlara:

• Ne yaparsam beni takdir ederler?

• Ne yaparsam benimle gurur duyarlar?

• Ne yaparsam benden bahsederler?

• Ne yaparsam onların onayını alabilirim ve beni sevmeye devam ederler?

soruları eklenir.

Gençlik döneminde insanın kendi kendine doğru soruları sormayı başarması sandığınızdan çok daha zordur. Bunun için insan etrafındaki diğer kişilerin desteğine ihtiyaç duyar. Kendi ilgi alanlarına yönelik, sevdiği ve kendini mutlu hissettiği konularda gösterdiği çaba takdir edilen gençler, aynı anda hem ihtiyaçlarını karşılarken hem de diğerleri tarafından onaylanıyor olmanın rahatlığını hissederler. Bu rahatlığı yaşamlarına dahil edebilenler, özgüvenle belirledikleri amaç doğrultusunda çalışabilme konusunda başarılı olurlar.

Diğerlerinin Baskısına Dur Diyebilmek

Etrafta neyi seçmesinin onun için daha doğru olacağını söyleyen bunca insan varken, kendi ihtiyacını göz önünde bulundurarak karar vermek genç için bunaltıcı olacaktır. Bu durumda ya onların söylediklerine harfiyen uyup, kendi tercihlerinde pasif bir konum edinebilir ya da tamamıyla karşı çıkıp söylenenlerin tümünü göz ardı edebilir. Bu yaklaşımların her ikisi de hatalı olur. Doğru tercih, dinleyip, değerlendirip, söylenenlerin kendi ihtiyacınla ne kadar uyumlu olduğunu farketmek ve buna göre seçimlerini zenginleştirmekle olur.

Tercihlerini yapmak üzere olan genç için en sağlıklı olan; etraftaki herkesin kendi deneyimleri ve kendi beklentilerine göre doğru olanı söylediğini unutmaması, söylediklerinde haklılık payı olabileceğini göz ardı etmemesi, ancak sonunda verdiği kararın, tüm bu değerlendirmeler ve kendi istekleriyle verilen kendine ait bir karar olmasıdır. Böylelikle yaşam boyu bu kararın ardında durup onun için çalışmaya devam edebiliyor olacaktır.

ANNE BABALARIN ÜZERİNDEKİ BASKI

Sınav stresi ve tercih süreci ile ilgili yaptığımız görüşmelerde kendimi anne babalara her defasında “bu sınav kimin sınavı?” diye sorarken buluyorum. Aslına bakılırsa, öğrenciler kadar anne babaların da bir sınavdan geçmekte oldukları şüpheniz. Bu sınav, çocuklarının artık büyüdüğünün, kendi hayatları ile ilgili son derece önemli bir kararı büyük ölçüde kendi değerlendirmesi ile vermesi gerektiğinin, bu değerlendirme neticesinde belki artık evden ayrılacağının ve kendi hayatını kuracağının kabul edilmesine ilişkin bir sınavdır.

Çocuklarının bu değerlendirmeyi doğru şekilde yapabileceğine güvenemeyen anne babalar, çocuklarının seçimlerine müdahale ederken “sen henüz yeterli değilsin, kendin için en doğrusunu da bilemezsin” mesajını üstü örtülü bir şekilde verirken, bu kararı yaşamlarının en önemli kararı olarak üstlenebilirler.

Çocuğunuzun Sizden Yardım İstemesini Bekleyin

Tercih formunun başına oturmak için çocuğunun yardım istemesini, fikir sormasını beklemeyen; çocuğundan önce üniversiteler ve bölümlerle ilgili araştırmaları yapıp bitirmiş olan ve çocuğu için en doğru kararı vereceği konusunda hiç şüphesi bulunmayan anne baba kendini gönül rahatlığıyla “ben müdahaleci bir ebeveynim” diye tanımlayabilir.

Anne babalar kendi üzerlerinde çocuklarının hatalı bir karar verip yaşamlarını zorlaştırmak üzere oldukları ile ilgili büyük bir baskı hissediyor olabilirler. Bu baskı ile onu durdurmak ve doğru seçimi yaptırabilmek için güçlü bir istek de duyabilirler. Ancak bu noktada yapılan müdahale hayatın geri kalanına yapılan ciddi bir müdahaledir.

İş yaşamı yaptığı işten memnun olmayan, bunu kendine hiç de uygun bulmayan, onun adına karar verdiği ve ona istemediği şeyleri yaptırdığı için yöneticisinden nefretle söz eden çalışanlarla doludur. Bu çalışanların yöneticileri ile kurdukları ilişkinin kendi anne babalarıyla olan ilişkilerine ne kadar da benzediğini biliyor musunuz?

Hissettiğiniz Baskıyı Hafifletebilirsiniz

Anne babaların çocuklarının üniversite seçimleri ile ilgili yaşadıkları yoğun stresi azaltabilmelerinin yolu, kendi rollerinin farkına varmaları ve o role göre hareket edebilmeleri ile olur. Anne babaların bu tercih süreçlerinde rolü, doğru okul ve bölüme karar vermek değil çocuklarının bu konuda vermek üzere oldukları karara sağlıklı şekilde destek verebilmektir.

Anne babaların, çocuklarının seçimlerini neleri düşünerek yapmaya çalıştıklarını dinlemeleri, anlamaya çalışmaları, bu konuda çocuklarına yargılayıcı olmayan sorular sormaları çocuklarının kararına olan güvenlerini arttıracaktır. Eğer verdiği kararda çocuklarının kişisel özellikleri ile ciddi uyuşmazlıklar olduğunu düşünüyorlarsa bu konuda uzmanlardan yardım almaya çocuklarını yönlendirebilirler. Alacakları uzman desteği, hem çocukları ile olan ilişkilerini kuvvetlendirecek, bu konuda yaşadıkları zorluğun üstesinden gelmelerine yardımcı olacak, hem de çocuklarının kendi kendilerini tanıyarak buna ilişkin en doğru kararı verebilmeleri konusunda yol gösterici olacaktır.