ÇOCUKLAR

ERGENLER

ERİŞKİNLER

OKUL ÖDEVLERİ KONUSUNDA ANNE BABA TUTUMU NE OLMALIDIR?

Bir yetişkin için işe gitmek ve iş yerindeki sorumluluklarını yerine getirmek ne ise bir çocuk için okula gitmek ve derslerini düzenli olarak çalışıyor olmak odur. Bu yaklaşımın hem çocuk hem de ona bakım verenler tarafından benimsenmesi, buna ilişkin sorumlulukları yerine getirmeyi kolaylaştırır.

Ders çalışmak bir disiplin gerektirir. Anı kurtarmak için değil, bir süreçle en sağlıklı öğrenmeyi sürderecek biçimde programlanmalıdır. Çocuklar okula yeni başladıkları dönemde nasıl en sağlıklı şekilde çalışacaklarını bilemezler. Ona bakım verenlerin görevi, uygun ortamın sağlanması ve zamanın programlanması konusunda ona destek olmalarıdır.

Her çocuğun özellikleri ve ihtiyaçları birbirinden farklı olmakla birlikte;

• ders çalışma zamanının her gün belirli bir saat aralığında olması,

• ders çalışılan ortamın dikkat dağıtıcı uyaranlardan arındırılmış, ders materyaline tüm dikkati vermeye olanak tanıyacak biçimde düzenlenmiş olması,

• derse oturmadan önce çocuğun dinlenme, açlık, boşaltım gibi temel fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmış olması oldukça önemlidir.

İlkokula yeni başlamış bir çocuk için ders çalışma zamanı, okuldan geldikten sonra üzerini değiştirip, ihtiyaçlarını karşıladığı yaklaşık 1 saatlik zamandan hemen sonra başlamalı, yaklaşık yarım saat ders 5-10 dakika dinlenme molası ile toplamda 1-1,5 saati aşmamalıdır. Okumayı öğrenene kadar geçen sürede, yakınında durarak ona ihtiyacı ölçüsünde ödevin nasıl yapılacağını göstermek ona bakım veren kişilerin görevidir. 2. sınıftan itibaren ise, çocuk ödevlerini kendisi tamamlamalı, ödevini bitirdikten sonra zorlandığı konularda, yardım taleplerine en uyumlu şekilde destek verilmelidir.

Çocuğa yardım etmek için ayrılan belirli bir saatin olması son derece önemlidir. Bu zaman genellikle, çocuğun ödevlerini kendi başına yapması için ayırdığı süreden yaklaşık 1 saat sonra olmalıdır. Çocuk bu zamana kadar ödevlerini kendi başına elinden geldiğince yapmış olacak, belirli bir süre dinlenmiş ve daha sakin bir zihinle yeniden konunun üzerinde düşünme fırsatı bulacaktır. Çocuk ödevlerini planladığı saatte yapmamışsa, yardım zamanı oturup ödevleri birlikte yapma zamanına dönüştürülmemlidir. Çünkü bu durum, aksi halde desteklemekten çok çocuğun sorumluluklarını üstlenmeye dönüşecektir.

Ödevlerini zamanında yapmayan çocuğa ödevlerini yaptırmak ona bakım verenlerin sorumluluğu değildir. Ödevlerini yapmaması durumunda çocuğun okuldaki yaptırımla karşı karşıya gelmesi gerekir ki bunun ona ait bir sorumluluk olduğunu anlayabilsin. Ancak bazı çocuklar için ödevleri tamamlayabilmek oldukça zordur. Öneğin, ince motor yetenekleri yaşlarıyla örtüşmeyen, dikkat dağınıklığı yaşayan, yerinde oturmakta güçlük çekecek kadar hareketliliği fazla olan, fiziksel ya da zihinsel engeli bulunan çocukların mutlaka ama mutlaka, bu zorluğu farkeder farketmez bir klinik psikolog ya da psikiyatrdan yardım almaları gerekir. Erken yaşta tespit edilmeyen sorunların, uzun vadede daha büyük kayıplar ile sonuçlanacağı kesinlikle unutulmamalıdır.