ÇOCUKLAR

ERGENLER

ERİŞKİNLER

ERGENLİK

İnsanın gelişim dönemleri içinde özel bir yere sahip olan ergenlik dönemi fiziksel değişimler ile başlayıp duygusal ve psikolojik değişim süreçlerini de kapsayarak devam eden ve 20’li yaşlarda yerini bir sonraki gelişim dönemine bırakması beklenen bir süreçtir. Bu, bir taraftan yaşanan bu hızlı değişimin olağanüstülüğü nedeni ile hayranlık uyandırıcı iken, diğer taraftan hem ergeni hem de ebeveynlerini değişime uyum sağlamakta zorlayan bir süreçtir.

Ergenlik döneminde yaşanan bedensel değişimler, çocukluktan çıkılıp erişkinliğe adım atılıyor olduğunun sinyallerini verirken, bu değişimler nedeni ile ergenin kafası sıklıkla bedeni ile meşgul olur. Kendini etrafındaki yaşıtları ile karşılaştırırken, daha zayıf veya daha şişman, daha uzun ya da daha kısa, daha tüylü veya daha tüysüz olduğuna dair çıkarımlar yapar. Bir yandan ötekilerden ayrı ve farklı olmaya önem verirken, diğer yandan da farklı olmak onu korkutup endişelendirebilir, mutsuz edebilir.

Okuyucu, yukarıda yazılan her iki paragrafta da “Bir yandan..., öte yandan...” gibi ikili durumlar olduğunu fark edebilir. Ergenlik dönemi yoğun olarak bu tür ikircikli durumlar arasında gidilip gelinen bir dönemdir. Ergen özerk olmak ve sorumluluk almamak, kabul görmek ve aykırı olmak gibi ikilimler arasında mekik dokur. Bu durum, kendini bulma sürecinin sağlıklı bir parçasıdır. Çünkü ergenlik çağındaki bir gencin temel meselesi, kimlik kazanımıdır. Bu süreç, artık kim olduğunu ve hayatta ne yapmak istediğini anladığında tamamlanmış sayılır. Bu sebepledir ki, bazı insanların ergenlik döneminin hiç tamamlanmadığı varsayılır.

Bu dönemin belki de en önemli konusu arkadaş ilişkileridir. Aile, kendilerinin yerini arkadaşların alıyor gibi görünmesinden endişe duyarlar ve zaman zaman nasıl davranacaklarını bilemezler. Bu nedenle ergeni ya büsbütün kısıtlama ya da büsbütün serbest bırakma yoluna gidebilirler. Ailelerin çocukları ile ilişki kurma biçimlerini yeniden gözden geçirmeleri, ihtiyaca, çocuklarının durumuna göre tekrar şekillendirmeleri, ileriki dönemlerde sağlıklı bir biçimde devam edebilmeleri açısından kritiktir.

Ergenlik dönemi bazı kuramcılar tarafından mecazi bir biçimde “hastalık” olarak tanımlanmıştır. Çünkü bu dönemdeki hızlı değişimlere ayak uydurmaya çalışmak bazen sağlıksız görünen tepkiler, davranışlar, düşünceler ortaya çıkarabilir. Söz konusu tepki, davranış ve düşüncelerin gerçekten sağlıksız olup olmadığını anlamak ve bu süreçteki ilişkileri düzenlemek için destek alınabilir. İlk başta da söz edildiği gibi ergenlik bir tarafı ile hayranlık uyandırıcı bir deneyimdir. Bu nedenle en önemlisi, tüm gelişim dönemleri gibi ergenlik döneminin de keyifli taraflarını ebeveyn ve çocuğun birlikte deneyimleyebilmesidir.